Formu doldurarak randevu talebinizi iletebilirsiniz. Ekibimiz en kısa sürede sizi arayarak randevunuzu onaylayacaktır.
Restoratif diş tedavisi, çürük, aşınma, kırılma veya genetik kaynaklı doku kayıplerının giderilmesi amacıyla tercih edilir. Bu disiplin, dişin sadece görünümünü değil, aynı zamanda çiğneme basıncına karşı dayanıklılığını da teknik olarak geri kazandırmayı hedefler.
Denizli’deki kliniğimizde yürütülen süreçlerde; dişler arasındaki boşlukların (diastema) kapatılması, eskiyen dolguların teknik revizyonu ve gülüş hattının düzenlenmesi gibi durumlarda restoratif diş tedavisi protokolleri uygulanır. Modern materyallerle yapılan bu müdahaleler, diş dokusunun korunmasına yönelik koruyucu bir yaklaşımdır.
Diş yapısıyla kimyasal ve fiziksel olarak uyum sağlayan teknik materyaller (kompozit/porselen) kullanılır.
Sağlıklı diş dokusuna en az müdahale edilerek, sadece hasarlı bölgenin teknik olarak onarılması sağlanır.
Uygulanan restorasyonlar, ağız içerisindeki çiğneme kuvvetlerini dengeli bir şekilde dağıtacak teknik dirençte planlanır.
Dişin doğal rengi ve ışık geçirgenliği ile tam uyumlu, fark edilmeyen teknik dolgu uygulamaları gerçekleştirilir.
Klinik Analiz ve Renk Seçimi: Dişteki madde kaybının boyutu teknik olarak analiz edilir. Restorasyonun dişin doğal tonuyla uyum sağlaması için dijital veya manuel yöntemlerle renk tespiti yapılır.
Yüzey Hazırlığı ve İzolasyon: Hasarlı dokular temizlenerek bölge dezenfekte edilir. Restorasyonun uzun ömürlü olması için çalışma alanının tükürükten tamamen izole edilmesi teknik bir gerekliliktir.
Bonding (Bağlayıcı) Uygulaması: Diş yüzeyine, restoratif materyalin tutunmasını sağlayacak özel teknik ajanlar uygulanır ve ışınlı cihazlarla polimerize edilir.
Katmanlı Yerleştirme ve Şekillendirme: Materyal, dişin anatomik hatlarına (tepeler ve çukurlar) uygun şekilde katman katman yerleştirilir. Bu aşamada çiğneme fonksiyonunun bozulmaması için hassas bir teknik modelleme yapılır.
Polisaj (Bitim ve Parlatma): Restorasyonun yüzeyi pürüzsüzleştirilerek doğal diş parlaklığına ulaştırılır. Bu son adım, hem estetik hem de plak birikimini önlemek için teknik olarak zorunludur.
Restoratif süreç, sadece mevcut boşluğun doldurulması değil, dişin biyolojik ve mekanik ömrünü uzatmayı hedefleyen kapsamlı bir teknik disiplindir. Uygulama aşaması, dişteki madde kaybının derinliğine ve çevre dokuların durumuna göre kişiye özel olarak planlanır. Restoratif diş tedavisi kapsamında kullanılan modern kompozit reçineler ve seramik içerikli materyaller, diş minesinin ışık geçirgenliğini ve fiziksel direncini taklit edecek şekilde katman katman işlenir. Bu süreçte en kritik teknik aşama, restorasyonun diş yüzeyine mikro-mekanik olarak bağlanmasını sağlayan adeziv sistemlerin uygulanmasıdır.
Tedavinin başarısı, restorasyon kenarlarında mikroskobik düzeyde bile sızıntı yaşanmamasına ve materyalin diş etiyle olan biyolojik uyumuna bağlıdır. Restoratif diş tedavisi sırasında, dişin çiğneme yüzeyindeki anatomik detaylar korunarak karşıt çenedeki dişlerle olan kapanış dengesi (oklüzyon) hassas bir şekilde ayarlanır. Bu teknik yaklaşım, sadece estetik bir bütünlük sağlamakla kalmaz, aynı zamanda restorasyonun uzun yıllar boyunca kırılmadan veya ikincil çürük oluşturmadan fonksiyonel kalmasına olanak tanır. Tüm prosedürler, Türk Diş hekimleri Birliği tıbbi rehberleri ve Academy of Operative Dentistry tarafından belirlenen uluslararası standartlar doğrultusunda, diş dokusunu maksimum düzeyde koruyan minimal invaziv prensibiyle yönetilmektedir.
Uygulama sonrası özellikle ilk 24 saat boyunca renklendirici gıdalardan kaçınılmalı; restorasyonun direncini zorlayacak sert ve kabuklu nesneler ısırılmamalıdır.
Restorasyon kenarlarında plak birikimini ve yeni çürük oluşumunu engellemek için diş ipi ve arayüz fırçası kullanımı teknik bir zorunluluktur.
Restorasyonun yapısal bütünlüğünün ve diş eti uyumunun takibi için yılda en az iki kez periyodik teknik muayenelere sadık kalınmalıdır.
Restoratif tedavi, dişin sadece boşluğunu doldurmakla kalmaz, anatomik formunu ve estetik görünümünü teknik olarak yeniden kurgular.
Lokal anestezi altında yapıldığı için işlem süresince herhangi bir hassasiyet veya acı duyulmaz.
Ağız hijyenine ve teknik uygulama kalitesine bağlı olarak bu restorasyonlar uzun yıllar fonksiyonel kalabilir.
Evet, “Bonding” olarak bilinen teknikle dişlere zarar vermeden aradaki boşluklar estetik olarak kapatılabilir.
Madde kaybının boyutuna göre kompozit veya porselen restorasyonlar ile dişin eski bütünlüğü teknik olarak sağlanabilir.
Kırık, aşınmış veya çürük dişleriniz için modern restoratif diş tedavisi seçeneklerimizi keşfedin. Detaylı bilgi ve teknik analiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.